Bankalar – Kredi Başvurusu – Kredi Hesaplama – Faiz Oranları – Kredi

Sağlık Avukatı

14.01.2020
161
Sağlık Avukatı

Sağlık hukuku, bu hizmeti hem alan hem de sunan kişiler arasındaki ilişkileri düzenler. Verilen sağlık hizmetlerinin niteliği, bunun sunulması, doktor ve hastaların kişisel haklarına dair birçok madde içerir. Yaşam hakkına dayalı bir şekilde oluşturulurken hem hukuk hem de tıptan faydalanılmıştır. Bu alandaki davalara bakan en iyi sağlık avukatı, süreci müvekkili adına yürütür.

Sağlık Hukuku Hangi Yasalara Dayanır?

Sağlık hukuku hem uluslararası hem de ülkemizdeki bazı yasalara dayanır. İnsan hakları evrensel beyannamesinin 3.maddesinde belirtilmiş olan yaşamın herkesin temel hakkı olması, bu hukuk dalının ortaya çıkmasında en temel parametrelerden birisidir. Ayrıca aynı bildirge içerisinde yer alan 25.maddede sağlık hakkı tanımı geçer. Türkiye’de ise 1960 yılında yayınlanan Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi sonrasında 1998 senesinde Sağlık Bakanlığı düzenlemeye gitmiş ve Hasta Hakları adıyla bir yönetmelik oluşturmuştur. Ortaya çıkacak olası hekim kusurlar için hem Türk Ceza Kanunu hem de Medeni Kanun baz alınır. 2005 yılında yapılan bir düzenleme sonrasında sağlık hizmeti veren personelin görev sorumlulukları belirtilmiştir. Sağlık konusunda uzman avukat, bu tip davalara bakar.

Sağlık Hukukundaki Dava Çeşitleri Nelerdir?

En iyi sağlık avukatı, şu tip davalar konusunda bilgi sahibidir;


  • Doktorların hatalı müdahale sonrasında ortaya çıkan malpraktis ceza davaları
  • Yanlış bir şekilde gerçekleştirilen tedavinin ardından tazminat davası
  • Arabuluculuk hizmetleri
  • Doktor ve hasta arasında gerçekleştirilen görüşmelerin takip edilmesi.
  • İlaç üretimine dair sözleşmelerin hazırlanması
  • Gizlilik sözleşmelerinin oluşturulması
  • Klinik araştırma öncesinde sözleşme yapılması
  • İlaçların hammaddesine dair satım ve alım sözleşmelerinin hazırlanması

Sağlık Hukuku Tazminat Davaları Nedir?

Sağlık hukuku içerisinde yer alan tazminat davaları, hem maddi hem de manevi olmak üzere iki farklı şekilde açılabilir. Bunun için hastada, uygulanmış olan tedavi yönteminden dolayı bir zararın ortaya çıkması gerekir. Eğer böyle bir durum yoksa, dava açılması söz konusu değildir. Maddi tazminat, yoksun kalma olarak da tanımlanır. Bunun için belli bir hesaplama tekniği kullanılır. Manevi davalarda ise kişinin yanlış müdahale ve tedavi sonrasında hissetmiş olduğu keder, acı gerekçe olarak kabul edilir. Eğer hasta ölürse, onun ailesi ve yakınları, bu tip bir davayı açabilirler. Sürecin mutlaka sağlık konusunda uzman avukat eliyle yürütülmesi gerekir.

Benzer İçerik  Diyarbakır Dicle Büyükşehir İlçe Belediyesi Personel Alımı, Başvuru Şartları

Sağlık Hukuku Davalarına Hangi Mahkemeler Bakıyor?

Sağlık hukuku davalarında buna özel bir yapı ülkemizde söz konusu değildir. Bu anlamda henüz ihtisaslaşma sağlanmamıştır. Bundan dolayı mevcut davalarda yetkili olan mahkemeler farklılık gösterebilir. Genel olarak asliye yetkili ceza mahkemeleri, tüketici mahkemeleri ve idare mahkemeleri görevlendirilmiştir. Tıbbi anlamda yapılan yanlış bir uygulama, tıbbi olarak tanımlanmış hizmetlerin kötü bir biçimde kullanılması, doktor hataları, tıbbi hatalar, malpraktis davalarında en iyi sağlık avukatı hizmet verir. Tüketici mahkemeleri bu davalara bakar.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.